Kayıtlar

Eylül, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hz.Lut’un Eşcinsel Kavmine karşı mücadelesi

Resim
Hz. Lut Lut’a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar, bozulmaya uğrayan kötü bir kavimdi. Onu rahmetimize soktuk, çünkü o, salihlerdendi. (Enbiya Suresi, 74-75) Hz. Lut’un Hayatı Allah, Kuran’da bazı peygamberlerin aynı dönemde yaşadıklarını bizlere bildirmiştir. Örneğin Hz. Harun, Firavun’la olan mücadelesinde ve kavmine yaptığı tebliğde kardeşi Hz. Musa’ya destekçi olmuştur. Hz. Yakub ile oğlu Hz. Yusuf da Allah’ın aynı dönemde peygamberlik makamıyla şereflendirdiği mübarek insanlardır. Kuran’da Hz. İbrahim ve Hz. Lut’un da aynı dönemde ve aynı coğrafyada yaşadıkları haber verilir. Hz. Lut ve Hz. İbrahim farklı kavimlerin içinde hayat sürmelerine karşın, birbirlerinin destekçisi olmuşlardır. Rabbimiz Kuran’da şu şekilde bildirir: (İbrahim) Dedi ki: “Siz gerçekten, Allah’ı bırakıp dünya hayatında aranızda bir sevgi-bağı olarak putları (ilahlar) edindiniz. Sonra kıyamet günü, kiminiz kiminizi inkar edip-tanımayac...

Hz. Musa : “Ben o genci arıyorum!”

Resim
Gencin Tövbesi ! Allahü Teala, Peygamberi Musa Aleyhisselama hitap edip: - “Ey Musa! Filan mahallede, bizim dostlarımızdan biri vefat etti. Git onun işini gör. Sen gitmezsen, bizim rahmetimiz onun işini görür” buyurdu. Hazreti Musa, emir olunduğu mahalleye gitti. Ordakilere: - “Bu gece, burada Allahü Tealanin dostlarından biri vefat etti mi ” diye sorunca. - “Ey Allahın peygamberi! Allahü Tealanın dostlarından kimse vefat etmedi. Ama filan evde zamanını kötülüklerle geçiren fasık bir genç öldü. Günahının çokluğundan hiç kimse onu defnetmeye yanaşmıyor” dediler. Musa Aleyhisselam: “Ben onu arıyorum” buyurdu. Gösterdiler. Hazreti Musa, o eve girdi. Rahmet melekleri gördü. Ayakta durup, ellerinde rahmet tabakları olup. Allahü Tealanın rahmet ve lütfunu saçıyorlardı. Hazreti Musa, yalvararak münacaat etti: - “Ey Rabbim! sen buyurdun ki, “O benim dostumdur”. İnsanlar ise fasık olduğuna şahitlik ediyorlar. Hikmeti nedir ” Allahü Teala: “Ey Musa! İnsanların onun için fas...

Tabut-u Sekine nedir? Ahit Sandığı

Resim
AHİT SANDIĞI NEDİR? Hadisi Şerifte, “Ona mehdi denilmesinin sebebi antakya denen yerden tabutu sekineyi bulmasındandır” buyrulmuştur.. Peki nedir bu sandık? Hz.Mehdi kuranda yok diyen mezhepsizlere de bu vesileyle kur’andan cevap vermiş olalım hem de ahit sandıgını öğrenelim : “Peygamberleri, onlara dedi: “O-nun hükümdarlığının belgesi, size Tabut’un gelmesidir. Onda Rabbiniz’den ‘bir güven duygusu ve huzur’ ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden artakalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.” (Bakara Suresi, 248) Ahd-i Atik Sandukası, Yüce Rabbimiz’in Kuran’da bildirdiği ve içinde Hz. Musa ve Hz. Harun’dan eşyalar barındıran değerli bir sandıktır. İslam alimlerine göre, sandukanın en önemli özelliği ise MÖ. 587 yılından beri nerede olduğunun bulunamaması ve ahir zamanda çıkacak olan Hz. Mehdi (a.s.) tarafından bulunacağının kabul edilmesidir. (Doğrusunu Allah bilir.) Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde ve çeşi...

Hızır Aleyhisselam Nasıl Görülür?

Resim
Sultan II. Mahmud Han zamanında yaşlı bir kadıncağız duymuş ki, Hazreti Hızır her gün yatsı namazında, Yeni Câmî’de görülürmüş. Kendisi de zâten Hızır Aleyhisselâm’ı görmeyi öteden beri çok istermiş. Duyduğu söz üstüne ertesi gün kocasına durumu bildirip, ondan izin alarak yatsı namazına Yeni Câmî’ye gitmiş. Namaz çıkışında, avluda bir kenara çekilmiş ve başlamış çıkanlara dikkatli dikkatli bakmaya. O pür dikkat çıkanları tâkip ederken, karşısından bir yaşlı amca çıkagelmiş. - Neye bakarsın hâtun? -Dediler ki, bu câmîde her gece Hızır Aleyhisselâm görünürmüş. Onu görmeye geldim. -Peki onu görsen nasıl tanıyacaksın? -Bilmem. -O zaman buradan geçse, sen onu tanıyamazsın. -Doğru, nasıl da akıl edemedim. -Bak öyleyse, sana onu nasıl tanıyacağını öğreteyim. -Olur -Arkamdaki câmîyi görüyor musun? -Evet -Işıklarına bak. Söndü mü şimdi? -A evet, söndü. - Şimdi bir daha bak, ışıklar tekrar yandı mı? -Baktım. Evet şimdi de yandı. -Peki öyleyse. İşte aynı böyle, ar...

Namusa saldıran erkeğin cezası

Resim
Hüzeyl kabilesinden Medineli Hamele, devesine binmiş, kırda gidiyordu. İlerideki vahada koyunlarını otlatan Raşid’in kızı Es’ile’yi gördü. Es’ile, koyunları sürerken rüzgâr yüzündeki örtüyü sıyırmış, onun sahip olduğu fıtrî güzelliği gören Hamele, fikrini bozmaya niyet etmişti. Sürüye yaklaşınca devesini çökertip dizlerinden bağladı, yalnız bulunan Es’ile’ye seslendi: – Es’ile, beni reddetme. Seninle beraber olalım. Es’ile’nin cevabı makuldü: – Buradan derhal uzaklaş. İyi niyet sahibi isen babama müracaat et. Beni eş olarak iste. O seni reddetmez. Fakat Hamele’de iyi niyet yoktu. Sadece geçici ve zevkli bir macera yaşamayı düşünüyordu. Es’ile’ye doğru yürüdü. Es’ile, başka çıkış yolu kalmadığını anlayınca bütün cesaret ve hiddetini toplayarak namusunu savunmaya karar verdi. Kapışmada çok sürmeden Hamele’yi yere yatıran Es’ile: – Def olup gidecek misin, yoksa başını parçalayayım mı? dedi. Hamele söz verdi. Hemen def olup gideceğini söyledi. Ne yazık ki yatırıldığı ye...