Kayıtlar

Tavla Oyunu Oynamak Dinimizde Yasaklanmıştır.

Resim
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: - "Tavla (Nerdeşir) oynayan sanki elini domuz kanına bulaştırmış gibidir" Hadis-i Şerif [İbn Hanbel, V, 370; Ebû Davûd, Edeb, 56] - "Kim tavla oynarsa ALLAH ve Resulune isyan etmiştir" Hadis-i Şerif [Ebû Davûd, Edeb, 56; İbn Mace, edeb 43; Muvatta, rü'ya 6; Ahmed İbn Hanbel, IV, 394, 397. 400.] İZAH: Yukarıda geçen hadisler tavlanın haram olduğuna kesinlikle delâlet etmektedir. İster kumar niyetiyle oynansın, ister başka niyetle oynansın. Çünkü "Tavla oynayan ALLAH ve Resulune asi olmuştur" hadisi sarih ve sahihtir. ALLAH ve Resulune asi olana Cehennem'in gerekli olduğu da açıktır. Çünkü Cenab-ı Hak: "Kim ALLAH'a ve Resulune isyan ederse, içinde ebedi kalmak üzere, ona Cehennem ateşine düşmek vardır" (el-Cin, 72/23) ve "ALLAH ve Resulunün emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir belânın çarpmasından, yahut onlara acı bir azabın uğramasından sakınsınlar" (en-Nûr, 24...

Günün Menkıbesi : 26.06.2012 - Kendini Toplumdan Mes’ûl Hissetmek

Resim
Kendini Toplumdan Mes’ûl Hissetmek İmâm-ı Âzam Hazretleri’nin, tıpkı ashâb-ı kirâm gibi kendisini toplumdan mes’ûl hisseden yüce bir İslâm şahsiyeti sergilediği şu misâl, bizler için güzel bir numûnedir: İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Hazretleri’nin komşularından ayyaş bir genç vardı. Bu genç, sabahtan akşama kadar içer, geceleri de yerinde duramaz nâralar atıp küfürler savurarak etrafı dayanılmaz derecede rahatsız ederdi. Bir gece gencin attığı nâralar kesilince, İmam sabahleyin gidip gencin başına bir hâl gelip gelmediğini araştırdı. Arkadaşları, içki yüzünden kavgaya karışıp hapse atıldığını söylediler. Ebû Hanîfe Hazretleri bu duruma çok üzüldü. Hapishâneye giderek yetkililerden onu serbest bırakmalarını ricâ etti. Memurlar ancak kefâlet ile serbest bırakabileceklerini söyleyince İmâm-ı Âzam Hazretleri kefil oldu ve sarhoş komşusunu hapisten kurtardı. Durumu öğrenen genç, derhâl İmâm’ın yanına koşup nedâmet gözyaşları döktü. Artık içkiye tevbe ettiğini söyledi. Bundan sonra ona lâyık bir...

Günün Ayeti : 26.06.2012

Resim
Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” (Nîsa, 36)

Günün Hadisi :26.06.2012

Resim
Rasûlullah (sav) buyuruyor: “Allah’a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hakk’ın senin aracılığınla bir tek kişiyi hidayete kavuşturması, senin, en kıymetli dünya nimeti olan kırmızı develere sahip olmandan daha hayırlıdır.” (Buhârî, Fezâilü’l-ashâb 9, Meğâzî 38; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 34)

Gençliğin Sırrı - Aile Saadeti Her şey'in Başında Geliyor.

Resim
Zaman birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış. Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış 'bu gençliğin sırrı nedir' diye. İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya.. Ama Sorular sık , soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki. ... Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine. "Bu davette size sırrımı açıklayacağım” demiş. Herkes merakla davete gelmiş. Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş. Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş. Herkes konu ne zaman açılacak diye merek ederken Adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş: -"Hatun, şu kilerde bir karpuz getirir misin bize sana zahmet!.." Hanım hemen doğrulmuş kilere giderek kaş ile göz arasında gidip bir karpuz getirmiş. Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da: " Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka getirir m...

BU ÇEŞMEDEN MÜSLÜMANA SU İÇMEK HARAM..

Resim
Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, eski adı “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: “Her kula helâl, Müslüman’a haram!..” Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye… … Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dîni İslâm, ahâlisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama. Adam: - “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır…”dedikçe kadı kızmış: - “Ne delili, ne ispatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzurunu kaçırdın, katlin vâciptir!” demiş. Demiş ama, bir yandan da merak edermiş: - “Nedir gerekçen?..” diye sormuş. Adam: - “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş… Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan o...

Kutlu Evlilik

Resim
KUTLU ANNELERİMİZ EN GÜZEL SEÇİMİ YAPARAK PEYGAMBERİMİZ[SAV] İLE EVLENDİLER. SONSUZA KADAR O'NUNLA BİRLİKTE OLMAK, HANGİ DÜNYA NİMETİNE TERCİH EDİLİR? Kimilerinin, Peygamberimiz (sav)'in evliliklerini suç gibi görerek eleştirme nedeni akledememek, aşağılık kompleksi ve ille de o sevgisizliktir. İçi coşku ve aşkla dolu bir insan Peygamberimiz (sav) ve baktığı her şeye o aşkla bakıyor. Gül yetiştir iyor, güle o aşkla bakıyor, o aşkla onları kokluyor, gözleri doluyor. Torunlarını o aşkla kucaklıyor, o aşkla seviyor. Allah, kalbine gerçek aşkı ve insan sevgisini yerleştirmiş. Allah aşkıyla yanan mübarek insan Peygamberimiz(sav) ile evlenmek annelerimiz için hem dünyada hem de ahirette çok büyük bir şereftir. O kutlu kadınlar en güzel seçimi yaparak Allah’ın “Habibim” buyurduğu insan ile evlendiler. O dönemde yaşayan bir kadın için Allah’ın sevgilisi ile Allah'ın rızasını kazanmak için yapılan evlilik, ibadettir. Dünya ve ahiret nimetidir, iftihar vesilesidir. Bunu sevgili Pey...