İşte Rabbiniz olan Allah budur. O’ndan başka İlah yoktur. Herşeyin Yaratıcı’sıdır, öyleyse O’na kulluk edin. O, herşeyin üstünde bir vekildir. (En’am Suresi, 102)
Levh-i Mahfûz, Arapça'da korunmuş levha anlamına gelir. İslam dini inancına göre, geçmiş ve gelecek tüm olaylar ve varlıklar Allah katında bulunan Levh-i Mahfuz'da yazılı bulunmaktadır. Kur'ân-ı Kerîm'de, tüm insanların ve varlıkların kaderlerinin Allah'ın katında, Levh-i Mahfûz'da yani "Ana Kitap"ta saklandığı şöyle bildirilmektedir: "Gökte ve yerde gizli olan hiçbir şey yoktur ki, apaçık olan bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) olmasın." (Neml Suresi, 75)[1] Olmuş ve olacak şeyler Allah'ın bilgisine bağlı olduğundan Levh-i Mahfuz doğrudan Allah'ın ilim sıfatı ile ilgilidir. Korunmuş (mahfuz) olarak nitelenmesinin nedeni, burada yazılı olan şeylerin herhangi bir müdahale ile değiştirilmekten, bozulmaktan uzak olmasıdır. Kur'an'da Ümmü'l-Kitap (Kitapların Anası, Ana Kitap), Kitabun Mübin (Apaçık Kitap), Kitabun Hafîz (Koruyan Kitap), Kitabın Meknun (Saklanmış Kitap), İmamun Mubin (Apaçık İnen Kitap) ve sadece kitap olarak...
AHİT SANDIĞI NEDİR? Hadisi Şerifte, “Ona mehdi denilmesinin sebebi antakya denen yerden tabutu sekineyi bulmasındandır” buyrulmuştur.. Peki nedir bu sandık? Hz.Mehdi kuranda yok diyen mezhepsizlere de bu vesileyle kur’andan cevap vermiş olalım hem de ahit sandıgını öğrenelim : “Peygamberleri, onlara dedi: “O-nun hükümdarlığının belgesi, size Tabut’un gelmesidir. Onda Rabbiniz’den ‘bir güven duygusu ve huzur’ ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden artakalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır.” (Bakara Suresi, 248) Ahd-i Atik Sandukası, Yüce Rabbimiz’in Kuran’da bildirdiği ve içinde Hz. Musa ve Hz. Harun’dan eşyalar barındıran değerli bir sandıktır. İslam alimlerine göre, sandukanın en önemli özelliği ise MÖ. 587 yılından beri nerede olduğunun bulunamaması ve ahir zamanda çıkacak olan Hz. Mehdi (a.s.) tarafından bulunacağının kabul edilmesidir. (Doğrusunu Allah bilir.) Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde ve çeşi...
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: - "Tavla (Nerdeşir) oynayan sanki elini domuz kanına bulaştırmış gibidir" Hadis-i Şerif [İbn Hanbel, V, 370; Ebû Davûd, Edeb, 56] - "Kim tavla oynarsa ALLAH ve Resulune isyan etmiştir" Hadis-i Şerif [Ebû Davûd, Edeb, 56; İbn Mace, edeb 43; Muvatta, rü'ya 6; Ahmed İbn Hanbel, IV, 394, 397. 400.] İZAH: Yukarıda geçen hadisler tavlanın haram olduğuna kesinlikle delâlet etmektedir. İster kumar niyetiyle oynansın, ister başka niyetle oynansın. Çünkü "Tavla oynayan ALLAH ve Resulune asi olmuştur" hadisi sarih ve sahihtir. ALLAH ve Resulune asi olana Cehennem'in gerekli olduğu da açıktır. Çünkü Cenab-ı Hak: "Kim ALLAH'a ve Resulune isyan ederse, içinde ebedi kalmak üzere, ona Cehennem ateşine düşmek vardır" (el-Cin, 72/23) ve "ALLAH ve Resulunün emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir belânın çarpmasından, yahut onlara acı bir azabın uğramasından sakınsınlar" (en-Nûr, 24...
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumalrınızla paylaşım azmimize katkı sağlayacaksınız.